4 Ocak 2013 Cuma

Şehit Düştü Diyarbakır Uğruna Gaffar'ım...

Yazıma başlamadan önce yukardaki besteyi dinlemenizi öneririm . Diyarbakırsporlu taraftarların yüreğine , ağzına sağlık . Ali Gaffar Okkan bildiğiniz üzere Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü görevindeyken hain bir saldırı sonucu katledildi . Faili meçhul bir cinayete kurban gitti anlayacağınız . Aslında pek ayrıntı bilgim yok ama takip ettiğim kadarıyla bu olaydan ve kürt meselesi denilen muhabbetten bahsetmek istiyorum .
Gaffar Okkan Diyarbakır halkının gönlüne taht kurmuş bir adamdı . Herkesin de söylediği gibi devletle halkı barıştıran adamdı . Adam gibi adamdı tabirini rahatça söyleyebileceğimiz sayılı kişilerden biriydi . Sokaklarda rahat rahat dolaşır , esnafla sohbet eder sık sık ve Diyarbakır için elinden gelen her şeyi yapmış bir insandı . Yani Emniyet Müdürlüğü görevinden fazlasını yapıyordu diyebiliriz . En güzel örneği Diyarbakırspor'a verdiği açık destekti . Yukarıda da gördüğünüz üzere "Diyarbakır Seninle Gurur Duyuyor" tezahüratları eşliğinde Diyarbakır Atatürk Stadyumu'nu selamlıyor .Bunu yapan bir Emniyet Müdürü daha yoktur Diyarbakır'ı geçtim bütün Türkiye'de . O da bu sevginin karşılığında "Sapına Kadar Diyarbakırlıyım" diyerek gönülleri fethetmiştir . Ama bunca güzel şey kanla beslenen , bölücü , terörden nemalanan emperyalist güçlerin hoşuna gitmemiştir tabi ki . Birçok aydın , vatansever Türk'e yaptıklarını Gaffar Okkan'a da yaptılar . Gaffar Okkan şehit edildi . Ama ne Diyarbakır halkı ne de vatansever Türk halkı böyle bir adamı unutmadı , unutmaz da . Gaffar Okkan'ı rahmetle anıyoruz . 

5 Ağustos 2012 Pazar

Kemikteki Bıçak | 8



8 vatan evladını kaybettik .

8 sayısı önemlidir . Neden? Çünkü 1 günde verdik bu şehitleri . Bir hafta içinde 1+3+2+1+1 şeklinde verseydik onun bi önemi olmayacaktı . Sıradan bi haber yani. Hani var ya nefes filminde "45 saniye"liğine kahraman olacaklardı . Şimdi Türkiye'de yer yerinden oynuyor , dünya başımıza yıkılmış gibi .Bunun da süreceği 1 güncük. Fazlasını Türkiye tarihi görmemiştir . Facebook yıkılıyor , twitter'da neler neler . Ben de yazdım bir şey . #basbakananot diye TT yapmaya çalışıyorlardı . Ben de şunu yazdım : "Atanamayan öğretmenden #basbakananot : Terörle Mücadele : Sıfır . Otur !" Öyle bi şansım olsa sıfır bile vermem , meslekte devrim yapar -5 veririm o kadar yani !

Meşhur "Bıçak kemiğe dayandı." muhabbeti var ya hani çok sayıda şehit verdiğimiz zaman hükümetlerimiz tarafından ezelden beridir söylenen yegane sözümüz .. Arkadaş ne bıçakmış dedirtti artık . Bugün de ona yakın bi açıklama aldık başbakanımızdan . Sağ olsun devlet geleneğini sürdürdü .

Şemdinli'de günlerdir süren bir çatışma var . Pkk birçok köyü ele geçirdi söylentileri var ki umarım sadece söylentidir.

Biz ne yapıyoruz ? Suriye'de gövde gösterisi ... Suriye'nin bize , Suriye'de yaşayan Türkmenlere bir kötü muamelesi yok . Yani her gün askerimizi şehit etmiyor . Güya uçağımızı düşürdü pilotlarımızı şehit etti . Bunların kara oyunlar olduğunu daha önceden de yazdım . Ayrıca İsrail daha beterini yaptı o zaman göremedik aynı erkekliği . Neyse konuyu dağıtmak istemiyorum . Suriye sınırına yığınak yapıyoruz her gün . Yığınıklar Suriye sınırında şehitler Irak . Şimdi kafası çalışan bir insan buradaki saçmalığı ayırt edebilir . Sorsan ekonomimiz müthiş, kendi silahımızı uçağımızı yapıyoruz , dünyaya kafa tutuyoruz ama içimizdeki bi avuç it sürüsünü yok edemiyoruz ! Daha dün dediler ki biz Kuzey Irak'taki aşiret reisleriyle görüşmeyiz . Sonra beraber türkü bile söylediler . Gittiler , geldiler dostlukları pekiştirdiler . Irak'taki abd senaryosu Suriye'de de uygulanırken yani Kuzey Irak kürt yönetimi dalgasından sonra Kuzey Suriye kürt yönetimi dalgası oluşurken öylece izlemeye ve bu yapıyı oluşturanların tarafında durmaya devam ediyoruz .Hatta en son "düş" işleri bakanımız görüştü suriye ve ıraklı kürt liderlerle . E Türkiye'de de "Sayın" Abdullah Öcalan'a ev hapsi isteniyor . Hatta "Milli" istihbaratçılarımızla Bursa'larda fink attığı söyleniyor . Bunların hepsini yan yana getirince ülke buram buram ihanet kokuyor .

Komutanlar saçma sapan sebeplerle , pkklı şerefsizlerin gizli tanıklıklarıyla içeride . Teröristler mecliste . Dağdan inen teröristler serbest kalıp aramızda . Müttefiklerimiz pkk'ya destekte , BIÇAĞI SORARSAN YERİNİ BİLİYORSUN : KEMİKTE ! Durum böyleyken şehitler ölmez vatan bölünmez sloganları kuru gürültü özelliğine bürünüyor . Gelecekte görünen odur ki şehitler ölecek vatan bölünecek . Bunları Türk halkı kendi eliyle yapacak . Yetkiyi veren sen değil misin adam istediğini yapar . Dur demezsen öylece bakarsan da sonra vay benim halime diye ağlama . Ne demiş atalarımız ? "Kendi düşen ağlamaz."

(Şehitlerimize Allah'tan rahmet , yaralı askerlerimize acil şifalar dilerim . Bu millet için ölünmez , sakın pişman olmayın . Vatan için öldünüz , vatanseverlerin kalplerine gömüldünüz."  VATAN SAĞOLSUN !

Siyasetin İçindeki Futbol Aşkı !

Siyaset - futbol aşkı mevsimlik aşklar misali bir vaar bir yok . Çünkü 4 yılda bi genel seçim, 5 yılda bir de yerel seçim olur . Keşke seçimler daha sık olsa da sahip çıkmayı sürdürseler ... Futbolun öneminin büyük olduğu ülkemizde futbolun siyasete alet edilmesi kaçınılmaz tabi ki .

 Seçim zamanı mı yanaştı tak atkıyı boynuna herkes ilinin stadyumuna .. Ha bir de istanbul takımlarının stadına gitmek yok . Herkes kendi memleketine gidiyor sanki kendi memleketinin takımını tutuyormuş gibi ..

Atkıyı takan vipteki yerine geçiyor . Bazıları da yanında 25 korumayla bağıran taraftarın yanına geliyor güya halkın içindeyim hissi veriyor . Be gözünü sevdiğim biz hep ordayız zaten neden başka zaman da teşrif etmiyorsunuz ? Bilet paranız mı yok ?

Liderler yurt gezisine çıkıyor her gittikleri ilden ilk aldıkları atkı oluyor . Seçim zamanı atkı satışında bir artış oluyordur sanırım . Mesela Ordu gezilerinde yakın olduğu için giresun da aradan çıkarılır . :Yani bi günde iki miting . Sabah Orduspor'un atkısını takıp öğleden sonra giresunsporun atkısını takan insan ancak bir siyasetçi olabilir .

Biraz da şehrin taraftar potansiyeline göre vaatler başlıyor . Bilmem kaç bin kişilik stat yapılacak , adını bile koyuyolar hemen oracıkta , projesi hazır deniliyor ,, Yani bakarsan her şey hazır bir tek inşaat başlamıyor ne hikmetse ... Deplasmana otobüs kaldırmalar ,  prim vaatleri , stat vaatleri gibi neler neler var ..

Bazıları da var ileri görüşlü onlar  .. Taktik belli . Ol kulüp başkanı , biraz başarılı ol , kulübü kullan ilk seçimde aday ol . Ne güzel istanbul bee ...

Bu senaryolar hep döner , bu dediklerimin yapılmadığı bir tane yer göremezsin . Arada samimi olarak o takımı destekleyenler de vardır illa ki ama bunlar bi elin parmağını geçmeyecek kadar azdırlar emin olun . Dediğim gibi bu senaryo hep oynanır ve benim vatandaşım yine bunlara kanar . Bakın burada parti ayrımı yapmıyorum , insan ayrımı yapmıyorum bu değişmez kuraldır .

Yine bir seçim öncesi hazırlıklar başladı farkındayız . Sizlerden tek isteğimiz var : BAKMAYA KIYAMADIĞIMIZ TEMİZ RENKLERİMİZİ KİRLİ SİYASETİNİZE ALET ETMEYİN . Seçim zamanı benim stadıma gelmeyin , bizi yalan vaatlerle oyalamayın , istanbul takımı tuttuğunuzu bildiğimiz halde gelip de gözümüze soka soka kutsal renklerimizi boynunuza , dilinize dolamayın .

3 Ağustos 2012 Cuma

Korkma , Eyleme Geç !

" Korkma ! " diye başlayan bir milli marşa sahip ulusun evladıysan,

İdamı istenmesine rağmen, elinde hiç bir şey yokken dünyaya kafa tutan Mustafa Kemal'in evladıysan

40 kişiyle ölüm kaçınılmazken Çin Sarayı'nı basan Kürşad'ın torunuysan ,

Çağ açıp çağ kapatmış Fatih'in torunuysan ,

Yedi düvele kafa tutup canını verip toprağını vermeyen bir ulusun torunuysan

SENİN KORKMAK GİBİ BİR LÜKSÜN YOK ARKADAŞ !

Korkmak ihanettir ! Susmak ihanettir ! Atalarına , tarihine , vatanına , yeminine ihanettir !

Ayrıca nedendir bu korku ?

Özgürlük istediğin için hapse atılmak korkusu mu ? Soruyorum sana düşüncelerin tutukluyken sen dışarıda olsan ne yazar , olmasan ne yazar ?

Ölmekten mi korkuyorsun ? Çanakkale'dekiler korkmadı . İnönü'dekiler , Sakarya'dakiler , Afyon'dakiler korkmadı ! Evet öldüler ama kalplere gömüldüler . Düşman topraklarımıza girmişken korkak tavuk gibi saklananlar da öldüler elbet . Ama hiç yaşamamış gibiler gözlerde . Birileri kalplerde yaşamaya devam ederken birileri hiç yaşamamış farz edildi . Yani korkak bir tavuk gibi yaşamaktansa vatan uğruna öl daha iyidir ! Ne diyor Nazım Hikmet ?  " Sen yanmazsan ben yanmazsam nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa ? "

Başaramam diye mi korkuyorsun ? Ya Mustafa Kemal de korksaydı ? Başarısızlık korkusuyla Havza Genelge'sinden sonra İstanbul'a geri çağrıldığında korkarak geri dönseydi ? Ama o inandı ! Başaracağına inanan birinin, korkuları önünde diz çöker !

Günümüzde ileri demokrasi ve özgürlük muhabbetleri eşliğinde oluşturulmuş bir " Korku İmparatorluğu" ile karşı karşıyayız . İnsanlarda şu izlenim var . Komutanlara , profesörlere, savcılara bile dokundularsa bize neler yaparlar diye düşünüyor herkes . Korkma ! Birlik ol . Bakıyoruz Türkiye Gençlik Birliği adındaki gençlik örgütlenmesi çığ gibi büyüyor . Korkusuzlar ve haklı mücadelelerinde emin adımlarla ilerliyorlar . Sen de vatansever gruplarla hareket et . Örgütlü bir halkı hiç bir kuvvet yenemez . Banu Avar'ın da dediği gibi eşini dostunu arkadaşını akrabanı bilgilendir . Sabırla onlara ülke üzerindeki kanlı oyunları anlat . Türk halkı temiz kalplidir kolay kanar bazen vaatlere . Onu dışlama ! Sen 2 kişiden 1'isin , şöylesin böylesin diye yargılama ! Siyasi görüşünü bir yana bırak . Nedir bizim amacımız Kuvayi Milliye Ruhu oluşturmak . Daha önceki yazılarımda da söyledim burada sağ-sol , müslüman-gayrimüslim , Türk-Kürt ayrımı yoktur . Vatansever ve Vatansever olmayan ayrımı vardır . Vatanını seven , Türkiye'nin tam bağımsızlığını isteyen , ülkemiz üzerinde oynanan oyunlara ve kuklalarına bir dur diyecek olan herkes bu kutsal ruh çatısı altında toplanmalıdır .

Artık durma vakti değil ! Korkma , eyleme geç ! Muhtaç olduğun kudret ...

2 Ağustos 2012 Perşembe

Akın Var , Güneşe Akın ! Fidangör



Fidangör Grubu'ndaki tribün emekçilerine ...

...

Düşmesin bizimle yola: 
evinde ağlayanların 
göz yaşlarını 
boynunda ağır bir 
zincir 
gibi taşıyanlar! 
Bıraksın peşimizi 
kendi yüreğinin kabuğunda yaşayanlar! 

İşte: 
şu güneşten 
düşen 
ateşte 
milyonlarla kırmızı yürek yanıyor! 

Sen de çıkar 
göğsünün kafesinden yüreğini; 
şu güneşten 
düşen 
ateşe fırlat; 
yüreğini yüreklerimizin yanına at! 


Akın var 
güneşe akın! 
Güneşi zaaptedeceğiz 
güneşin zaptı yakın! 
...

Nazım Hikmet

Kurtarıcı Bekleme ! Kurtarıcı Sensin , Benim , Biziz !

Bu yazıda size Mustafa Kemal'i anlatmayacağım tabiki . Çünkü şimdi başlasam yıllarca sürebilir . Herkes bilir ki O kitaplara sığmayan eşsiz bir liderdir . Şüphesiz ki Mustafa Kemal emperyalizme karşı dünyanın gelmiş geçmiş en büyük zaferini kazanarak , hasta adam olarak nitelendirilmeye başlanmış bir imparatorluğun küllerinden çağdaş bir Türkiye Cumhuriyeti kurmuştur . Bunla da yetinmeyip devrimciliğini her alanda konuşturmuş ve Büyük Türk Milleti için elinden gelen her şeyi fazlasıyla yapmaya çalışmıştır . O'na minnettarız ama O artık yok . Her fani gibi o da ebediyete göçtü .Tabi şu ayrı bir konu ki bedenen aramızdan ayrılmış olabilir ama bıraktığı eserler ve büyük fikirleri onun ebediyen yaşamasını sağlayacaktır . Türk gencinin de birincil görevlerinden biri Atatürk'ün fikirlerini yaşatmak ve devrimlerini koruyup geliştirmektir .

Günümüze dönecek olursak , emperyalizm kanlı oyunlarını vatanımız üzerinde oynarken biz Atatürk'ün yeniden Samsun'a çıkmasını hayal ederek bekleyemeyiz . Bir başka kurtarıcı ya da lider de beklemek anlamsızdır . Bunu bize anlatan yine önderimiz Atatürk'tür. Şu sözüne bakın : "Eğer ülkeni kurtaracak bir lider beklemekteysen, ben size hiç bir şey öğretememişim demektir.". Emperyalizm kapıdayken , ülken bölünmeye yakınken , kanla alınan vatanın parsel parsel satılıyorken , her gün şehit haberlerini okuyorken bir kurtarıcı beklemekle zamanını harcama lüksün yok . Ne diyor yine ulu önder ?  "Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur . " diyor . Sen yapabilirsin , ben yapabilirim , biz yapabiliriz . Bunu anlama vaktidir artık .
ÇÜNKÜ SEN MUSTAFA KEMAL'SİN , BEN MUSTAFA KEMAL'İM ! BİZ MUSTAFA KEMAL'İZ !
Önderimizin ışığıyla Tam Bağımsız Türkiye yolunda hepinizi birer kurtarıcı olmaya davet ediyorum . Bir lider bekleyerek zaman harcama vakti değil . Kuvayi Milliye Ruhu ile eyleme geçme vakti gelmiştir . UNUTMUYORUZ : MUHTAÇ OLDUĞUMUZ KUDRET DAMARLARIMIZDAKİ ASİL KANDA MEVCUT !!

Yazımı Mustafa Kemal'in Bursa Nutku ile sona erdiriyorum .Bursa Nutku, Gençliğe Hitabe gibi Atatürk'ün gençliğe vasiyetlerinden biridir . Ne demişti Atatürk : "Bütün ümidim gençliktedir." Bu sözün üstüne Bursa Nutku'yla bugün arasında bir bağ kurmanızı ve yukarıdaki yazdıklarımla birlikte değerlendirmenizi umuyorum .

Atatürk'ün Bursa Nutku


Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, “Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır” demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.
  Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, “Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir” diye düşünecek, ama hiç bir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek, “demek adalet örgütünü de düzeltmek, yönetim biçimine göre düzenlemek gerek”
  Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraflar yağdırıp, haksız ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, “ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir.”
  İşte benim anladığım Türk Genci ve Türk Gençliği!

31 Temmuz 2012 Salı

Arap Baharı Filmi ve Türkiye

Arap Baharı denilen emperyalist oyun orta doğu'da sergilenmeye devam ederken bir çok ülke bölünmeye terk edilmiş durumda . Sırada komşumuz Suriye var . Bir önceki hedef Libya'ydı . Kıbrıs Savaşı zamanında bize yardımlarda bulunan , başbakanımızın kısa zaman önceki samimi dostu Kaddafi halkı tarafından linç edildi ve Libya'nın durumu eskisinden beter oldu . Sözde insan hakları savunucusu olan kan emici emperyalistler aynı senaryoyu petrol zengini Libya'ya da oynattılar ve her şey tere yağından kıl çeker gibi kolayca gerçekleşti . Burada asıl üzerinde durulması gereken Türkiye'nin bu senaryodaki rolüdür . Kaddafi İnsan Hakları Ödülünü alan başbakan önce ateş püskürdü : "Nato'nun Libya'da ne işi var ?" dedi . Bu sorunun cevabını bilmeyen yoktu aslında . Tabi bu sert çıkıştan sonra haliyle Nato'nun istekleri yerine getirildi (!)Klasik van minüt vakasına benzedi yani .. Türkiye'den uçaklarla paralar götürüldü milletimizin hali içler acısıyken ... Kimse de çıkıp ne oluyor burda demedi !

Dediğim gibi sıradaki kurban Suriye . Buralarda ele geçiremedikleri ya da bölemedikleri sayılı yerlerden biri . "Suriye bizim iç meselemizdir" diye girdik olaya şehitler verirken pkk'ya karşı . Bütün meselelerimiz bitmişti de bir Suriye kalmıştı gerçekten de . Çok geçmedi ortam gerildi , ağabeyini arkasına alıp diğer çocuklara kafa tutan çocuk misali saldırdık Suriye'ye . Suriye farklıydı , diğerleri gibi değildi çünkü arkasında çin ve rusya var . O yüzden emperyalistlerin işi o kadar da kolay değildi . Komşularla sıfır sorun sözüyle hareket eden hükümetimiz bunu başarıyla uygulamaya devam ediyordu (!) Yandaş basın olaylar tırmansın diye elinden geleni yaptı , amerikanın orta doğudaki jandarma kuvvetleriymişiz gibi hareket ettik , etmeye de devam ediyoruz . Kimse düşünmedi ağabey abd arkadan çekilirse Türkiye halkının hali ne olur ? Savaşmak , vatan için savaşmak problem olmamıştır olmaz da Türk milleti için . Ama birilerinin kuklası gibi savaşa itilmek de Türk milletine asla uymaz . Tansiyon fırladı ne için orada olduğunu bilmediğimiz , nasıl vurulduğunu hala çözemediğimiz savaş uçağımızın Suriye karasularında vurulmasıyla . Manşetler bir bir patladı , savaş çığırtkanı satılmış basın yazdı da yazdı .. Kalemlerin mürekkebini amerikadan doldurduklarını çok belli ettiler . Suriyeden kaçan göçmenlere kapılarımız açıldı , baktık besledik , prezervatiflerine kadar verdik ! Adamlar sonra çıktı esir aldı polisi indirdi Türk bayrağını çekti Suriye bayrağını iyi mi ? Suriye'den kaçan teröristten ne beklenirdi ki ? suriye içinde ajanların örgütlediği esad karşıtı teröristler ayaklanmışken esaddan ne yapması bekleniyordu acaba ? Eperyalistlerin oyunu olduğunu bile bile yönetimi bırakıp paşa paşa gitmesi mi ? Ne dedi Esad ? "Bn eğer koltuğumu düşünseydim ülkeme savunma radarlarının koyulmasına izin verirdim." Şimdi anlayana derin cümleler bunlar ! Konuyu hayli dağıttım farkındayım ama bop eşbaşkanı başbakanımız olduğu için şanslıyız doğrusu . Ortadoğuda sınırlar yeniden çizilirken Kuzey Irak kürtleri bitti şimdi bi de Kuzey Suriye kürtlerimiz çıktı . Orada da bir özerk devlet kurulup , sonra o bölgedeki bütün kürtlerin birleşmesi artık bir hayal değil sanırım . Ayrıca Suriye düşerse Türkiye de düşer bunu artık buradan çıkarabiliyor olmamız gerek . Bir kıvılcımla Türk- Kürt , Alevi-Sünni çatışması başlar ki aklımız şaşar , inanamayız . E haliyle böyle güzel iç ve dış politika abd'nin kucağından yönetilir doğrusu . Emeği geçen herkesi tebrik ediyorum özellikle de 2 KİŞİDEN 1'İNİ !!

Bunca kirli oyundan sonra Türk Milletinin "Kuvayi Milliye Ruhu"yla hareket etmekten başka çaresi yoktur. Kuvayi Milliye Ruhu'nda sağ-sol ,fenerli-cimbomlu , müslüman-gayrimüslim, alevi-sünni ,Türk-Kürt ayrımı yoktur . Kuvayi Milliye'de tek ayrım "VATANSEVER - VATANSEVER OLMAYAN"dır . Vatanını seven Türkiye Cumhuriyeti vatandaşarı vatanın bütünlüğü ve milletin tam bağımsızlığı için ortak hareket etmek zorundadır ! TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE İÇİN YAŞASIN KUVAYİ MİLLİYE RUHU !